facebook twitter youtube instagram
Randevu
:
+90 (322) 458 18 21

Psikolog Fulya ÖZBİLEN

Evlilikte Doğru Bilinen Yanlışlar

Evlilik, birbirinden farklı iki insanın bir araya gelerek uyumlu bir birlikteliği kurma ve sürdürme çabasıdır. Evlilikte doğru olarak kabul ettiğiniz bazı düşünceler aslında sadece sizlere aktarılan ve kabul ettiğiniz yanlışlar olabilir. İşte onlardan bazıları:

1. Evlilik aşkı öldürür.
Evlilik öncesinde çiftler birbirlerine olan sevgilerini göstermenin pek çok yolunu bulur ve bunu ifade etmekte genellikle zorlanmazlar. Evliliğin aşkı öldürdüğü kanısı ise ‘’Sevmesem evlenmeyeceğimi bilmesi gerekir. ‘’ düşüncesiyle duygularını göstermekten kaçınan bireylerde sıkça görülür. Eşinizin sevildiğini bilmesi bunu görmek istemekten vazgeçmesi anlamına gelmez.

2. Eşimin ben konuşmadan beni anlaması gerekir.
İletişim kurabilmek her ilişkinin en temel taşıdır. Eşiniz sizin nelere sinirlenip, nelerden mutlu olduğunuzu zaman içinde elbette öğrenir. Ancak düşüncelerinizi sizden başka kimsenin bilemeyeceğini ve karşınızdakinin sizi anlaması için paylaşmanız gerektiğini unutmamanız gerekir.


3. Evli çiftler bencil olmamalı ve kişisel ihtiyaçlarını ikinci planda tutmalıdır.
Çiftler kişisel alanlarını korumalı, kendilerini feda etmemelidir. Çiftlerin evlilik sonrasında sadece kendileri için yaptıkları şeyler ve kendilerine ayırdıkları zaman gittikçe azalır. Kendilerine zaman ayırabilen çiftlerinse daha sağlıklı bir ilişki sürdürdükleri gerçek.


4. Evlilik yolunda gitmiyorsa kimin hatalı olduğu araştırılmalıdır.
Yolunda gitmeyen ilişkilere bakıldığında çiftlerin genellikle haklı-haksız tarafı aramaktan sorunu çözemedikleri görülmektedir. İlişkide bir sorunla karşılaşılıyorsa iki tarafın da mutlaka sorun içinde payı olduğu fark edilmeli ve çözüm arayışına gidilmelidir.

5. Bir şeyler yolunda gitmiyorsa şuandaki sorunlar kadar geçmişteki sorunlar da sorgulanmalıdır.
O anda yaşanan sorunu geçmişteki sorunlarla birleştirmek sorunun çığ gibi büyümesine ve çiftlerin bununla baş edememesine neden olur. İlişkinin ‘’şimdi ve burada’’ ilkesiyle yürütülmesi gerekir. Geçmişte kapattığınız sorunları tekrar açmayın.

6. İyi bir cinsel ilişki birlikteliği devam ettirir.
Çiftler zaman zaman cinsel hayatlarında problem olmamasının ilişkinin sorunlarını çözebileceğini ya da unutturacağını düşünür. Ancak bu yolla problem yok sayılmış ve ertelenmiş olur, sorunu ortadan kaldırmaz.

7. Evlilikte olumlu geribildirimler olumsuzlar kadar gerekli değildir.
Olumsuz geribildirimde bulunmak, karşımızdakini eleştirmek ya da rahatsız olduğumuz durumları ifade etmek bizim için zor değilken eşimizi takdir etmek ya da yaptığı herhangi bir şey için teşekkür etmek gereksiz görülür. Evlilik doyumu için terazinin bir kefesine olumlu diğer kefesine olumsuz geribildirimleri koymak ve dengeyi sağlayabilmek önemlidir.

8. Çiftler kavga ediyorsa bu birbirlerini artık sevmediklerini hatta nefret ettiklerini gösterebilir.
Eskilerin de söylediği gibi kavgalar ilişkinin tuzu, biberi sayılabilir. Nasıl ki anne- babamızla kavga etmemiz artık onları sevmediğimizin bir göstergesi değilse eşimizle kavga etmemiz de onu sevmediğimizi ve olumsuz duygular beslediğimizi göstermez. İlişkiyi sonlandıran ateş değil araya giren buz gibi soğukluk ve sessizliktir.

9. İlişkide bir şeyler iyiye gitmiyorsa çocuk yapmak sorunu çözebilir.
Sorun yaşanan ve bitme ihtimali olan evliliklerde çocuk yapma düşüncesi sık görülür. Ancak çocuk yapmak eşinizle aranızdaki ilişkiyi kısa bir süreliğine yumuşatsa bile temel sorununuzu hiçbir zaman çözmeyecek ve çözümü ertelemenize neden olacaktır. Çocuğunuza yüklediğiniz kurtarıcı rolü ve doğacağı huzursuz ortam ilerleyen dönemlerde çocuğunuzla sorun yaşamanıza da neden olabilir.

Fulya Özbilen

Psikolog