facebook twitter youtube instagram
Randevu
:
+90 (322) 458 18 21

Uzman Klinik Psikolog Göksu Telmaç

Gizli Depresyonlar

Gizli Depresyon: Hayatı Kazanmak mı Kaybetmek mi?

Büyüyünce ne olacaksın? Diye sorarlardı hepimize. Daha konuşmaya düşünmeye yeni başlamış her çocuğa sorulduğu gibi. Ama en büyük hayalin ne? Dünyada en çok neyi gerçekleştirmek istersin diye sorulduğuna pek rastlamadım.

Ardından herkes sözleşmiş gibi, hayatı kazanmak için verilen tüyolara gelir sıra. “Kurulu düzene otur, askerliği bir an önce bitir, evlen ki hayatın düzene girsin, her işin sıkıntısı var dayan…”

Erken kazanılması için yola alelacele çıkılan her hayat bir şeyleri atlar!

Bir yerlere gelmek, kazanç elde etmek için oradan oraya koşturulan her hayat birçok şeyden vazgeçer, bir şeyleri erteler ve pek çoğunu kaybeder. Erken yaşta çalışma hayatına girmek, para kazanmak, iş kurmak, para ve iş kaybetmek ve yeniden başlamak döngüsünde sıkışan yüzlerce hayat var ve omuzlardaki ağır yükler kabullenilmiş kronik depresyonlar olarak yaşam boyu taşınmakta.

Hayatın en zorlayıcı çıkmazlarından biri de, bireysel tercih ve yaşamı yetenekler doğrultusunda gerçekleştirememenin acısıdır. Toplumumuz özellikle erkeklerden yetenek ve tercihleri rafa kaldırmalarını, kısa yoldan başarıyı yakalayacak yollara girmelerini bekler. Bu durumda içe atılmış beceri ve hayaller bir birikim şeklinde tozlu raflarında bekler, hayal kırıklıklarına dönüşürler.

Doğal ve insanca yönlerimizi silip mekanikleşmek, çağımızda depresyonun neden bu kadar arttığını iyi açıklıyor aslında.

Sürekli başı ağrıyan, nefes almada sorun yaşayan, yemekleri bile zorla yiyen, erkenden uykusu gelen ya da hiç uyuyamayan, fark etmeden aldığı alkol miktarını arttıran, toplantı ve sosyal ortamlarda bir robot gibi durmaya başlayan, her günü birbirinin aynı pek çok kişi bunu “normalize” etmektedir. Çevredeki pek çok kişinin de aynı durumda olması bu normalleştirme ve içselleştirmeyi kolaylaştırır.

“Nasıl olalım, koşturuyoruz…”

Bu cümleyi ne kadar sık kullandığınızı fark ediyor musunuz? Yuvarlanıyorsunuz, koşturuyorsunuz, oradan oraya’sınız, iştesiniz güçtesiniz. İyi misiniz? Hayır! Ama görmüyorsunuz.

Keyifsizlik, uyku ve iştah sorunları, dinmeyen baş ağrıları, cinsel isteksizlik, aşırı gerginlik, çabuk öfkelenme, mutsuz hissetme vb belirtiler ele alınması gereken ciddi depresyon belirtileridir. Bunlarla yaşamaya alışmış olmak bedenin ve zihnin etkilenmediği anlamına gelmez. Sadece giderek azalan kredinizi kullanıyorsunuzdur. Bu da bitince tükenmiş ve zihnen bedenen sağlıksız kalabilirsiniz.

Yaşam! Bir kere!

Sizi bağlayan toplumsal yüklemelerden, aşırı sorumluluktan, stres ve depresif durumlardan sıyrılıp kendi bireyselliğinize yer ayırabilirsiniz. Bunu bir psikolog yada psikiyatrist- terapist ile yapmanız çabuk vazgeçmenizi ya da yanlış yöntemler kullanmanızı engelleyecektir. Kendi tozlu odalarınıza bir uzman ışığıyla bakmak sizi daha çok aydınlatacaktır.

Bu iş için illa yardım mı almalıyız?

Tabi ki hayır. Kendi içinizde ertelediğiniz hobilerinizi, yeteneklerinizi hayata sokabilirsiniz. İş yaşamında ya da özel yaşantınızdaki sorunlarla ilgili çevresel paylaşımlarınızı arttırıp, güçlü egolarınızdan sıyrılıp sevdiklerinizden “yardım” isteyebilirsiniz. Zihninizi boşaltacak anlar yaratabilirsiniz.

Kendinize güvenin. Hayatınızı daha iyiye dönüştürebilirsiniz!

Göksu Telmaç

Uzman Klinik Psikolog