facebook twitter youtube instagram
Randevu
:
+90 (322) 458 18 21

Uzman Klinik Psikolog Göksu Telmaç

Çocuğum, Ben Evlendim !

Son günlerde medyayı çok etkileyen evlilikler, çocukların bu evliliklere verdiği tepkiler gündemdeydi. Herkes bu sürecin nasıl olması gerektiğini yeniden düşündü, tartıştı. Giderek artan boşanmalar ve yeniden evlenme oranlarına bakılırsa bu, gerçekten ciddiye alınacak bir durumdur. Boşanmış bireyler karı-koca olma rollerini bırakmışlardır ama anne-baba rollerinden ölene dek ayrılamazlar. Boşanma öncesi ve sonrasında ne yaşanırsa yaşansın çocukların en az zararla yaşamlarına devam etmeleri için yapılması gereken şeyler vardır.

Çocuklar anne-babaları boşandıklarında kendilerini terk ettiğinden/edeceğinden korkarlar. Bu nedenle onlara hayat boyu yanlarında olunacağının garantisi verilmelidir. Her çocuk dünyaya, anne-babasıyla birlikte büyüyüp yaşama hakkıyla gelir ancak boşanma sonrasında bu hak elinden alınır. Belki de boşanmalarda en büyük kaybı çocuk yaşar çünkü boşanan çiftler yeni eşler edinebilirler ama çocuklar tekrar anne ve babalarının bir arada olduğunu göremezler. Onların ailesi dağılmıştır, anne babaları yeni birer aile kursalar bile… Boşanan bireylerin yeniden evlenme sürecinde de çok dikkatli olmaları gerekir.

Evlilik düşüncelerini mümkünse, (ideal olan) eski eşlerine bildirmeleri, çocuklarını hazırlamak için birlikte adım atmaları çok sağlıklı bir süreç ortaya çıkarır. Günümüzde sağlıklı boşanma süreci yaşayan ya da psikolojik destek alan boşanmış çiftlerin bu süreci çok daha sorunsuz yaşadıklarını görmekteyiz. Evlilik sürecinde çocukla görüşmemek, araya uzun mesafelerin girmesi, telefonla dahi aramamak çocuğu en korktuğu konuma getirecektir. Terk edilmek! Çocuğun evlenilecek kişiyi görmesi, iletişim kurması, birlikte vakit geçirmesi ve yakınlaşması her yaş için önemlidir.

Çocuk, ebeveynini (annesi yada babası hiç farketmez) bu yeni bireyle paylaşmak zorunda kalacaktır. Eğer sağlıklı destek süreçlerine girilmeden ani adımlar atılırsa sorun travmatik olabilir. Çocuğa evlendiğini sonradan söylemek ise daha büyük öfkeye neden olur. Çocuk anne-babası üzerinde bu gibi özel bir konuda karar söyleme hakkına sahiptir. Gizlilik her zaman için tepkiyi doğurur ve iyi niyetle de yapılsa ebeveynle çocuğun arasını açar. En kötü boşanma öyküsünde bile çocukla bir şekilde iletişim kurulmalı, bilgi verilmelidir. Eski eşler de bu karar karşısında şok, üzüntü, öfke yaşasalar dahi bunu çocuklarına yansıtmamalıdırlar.

Çocuğa “Kiminle evlenirsem evleneyim, sen benim ölene dek çocuğumsun ve ben senin anne/babanım, hep senin yanındayım” mesajı verilmeli ve bu görev yerine getirilmelidir. Bu güven duygusundan mahrum büyüyen çocuklar ileride güven, bağlanma problemi yaşayan, uzun süreli ilişkiler kuramayan, evliliğe inanmayan bireyler olabilirler. Nasıl iyi bir eş ve anne-baba olacaklarını kestiremezler, sorunlar farklı da olsa mutsuzluk nesilden nesile sarkar.